Bir Hekim ve Kızı Olarak Babamın Sıra Dışı Menenjit Süreci - Doktor Leyla'nın Hikayesi
- Burak Talha Akın
- 1 Şub
- 3 dakikada okunur
Hikayemiz, 8 Ağustos Cuma günü akşam saatlerinde babamın hareketini dahi engelleyen çok şiddetli bir sırt ağrısı ile başladı. Başlangıçta bunu kas kaynaklı mekanik bir ağrı olarak değerlendirmiştik. Acil serviste yapılan ağrı kesici ve kas gevşetici iğnelerle gerçekten de rahatlamıştı. Ancak ertesi gün ishal, bir sonraki gün (10 Ağustos) ise çok şiddetli bulantı ve kusma tabloya eklendi.
Babamı tekrar acile yönlendirdim. Kan tahlillerinde enfeksiyon değerini gösteren CRP 135 gibi yüksek bir seviyede geldi. Ben de dahil olmak üzere ön planda mide-bağırsak enfeksiyonu (gastroenterit) düşündük. Ancak evde şikayetleri geçmeyince ve huzursuzluğu artınca, bir üst merkezin enfeksiyon servisine yatışını yaptık.
Tedaviyle bulantı ve kusması azalmıştı fakat en başta şikayet ettiği o sırt ağrısı geri döndü. Daha endişe verici olan ise bağırsak hareketlerinin tamamen durmasıydı; artık ne ishal vardı ne de gaz çıkışı. Karnında ‘yediğimi dahi hissetmiyorum’ demeye başlamıştı. Karnında bir hissizlik tarif ediyordu. 11 Ağustos Pazartesi günü, damardan antibiyotik almasına rağmen babamı iyi görmüyordum. Tedavi ret formu imzalayarak onu kendi çalıştığım ve daha iyi bakılacağını düşündüğüm hastaneye transfer ettim.
Hastanemde yaptığımız tetkiklerde şok edici bir tabloyla karşılaştık: Antibiyotik tedavisine rağmen CRP bir günde 135’ten 260’a fırlamıştı. Çekilen karın tomografisinde bağırsak tıkanıklığı görünmüyordu, her şey bağırsak enfeksiyonuyla uyumlu gibiydi. Ancak babamın sırtına baktığımda, tam omurilik hattı üzerinde kabuklanmış döküntüler fark ettim. Tipik bir “zona” görüntüsü olmasa da, şiddetli sırt ağrısıyla birleştirince zona ihtimali üzerinde durarak ve ilgili branşlarla konuşarak tedaviyi buna göre güncelledik ve enfeksiyon servisine yatışını yaptık.
Bir şeyler yolunda gitmiyordu, hissediyordum ama tam yerine de oturmuyordu hala.
12 Ağustos’ta işler daha karmaşık bir hal aldı. Sırt ağrısı boynuna kadar yayılmıştı. Gece yarısı CRP 280 iken ilk kez ateşi çıktı. Gece 02.00 sularında idrarını yapamaz hale geldi (glob durumu). Onu yürütmek için kaldırdığımda bacaklarının birbirine dolandığını, adım atamadığını fark ettim. Oysa yatakta yaptığım muayenede kas gücü yerinde görünüyordu. Dışarıdan bir gözle baktığımda tablo korkutucuydu: Düşmeyen ateş, çok yüksek enfeksiyon değerleri, sırtta döküntü, durmuş bağırsak ve mesane fonksiyonları, şimdi de bacaklarda güçsüzlük. Klasik menenjit belirtileri (ense sertliği vb.) yoktu ama durumun omurilik zarını etkileyen bir enfeksiyona, menenjite doğru gittiğini düşünmeye başladım.
13 Ağustos sabahı vizit sırasında babam adım dahi atamayarak yere yığıldı. Artık bacaklarını hiç hissetmiyordu. Üçüncü basamak bir hastaneye sevkini ayarladık. Ambulansta bilinci açıktı ve hatta sohbet bile edebiliyorduk ancak yeni hastanenin aciline vardığımız an kabus başladı. Babam karnının patlayacak gibi şiştiğini söyledi, ardından göğüs kafesinden aşağısını tamamen hissetmediğini belirtti ve çok ciddi bir solunum sıkıntısına girdi. Acil şartlarında tomografileri ve MR görüntüleri çekilirken hareket yeteneği neredeyse tamamen kaybolmuştu. Sadece boynundaki ağrısını hissedebiliyordu. Direkt kırmızı alana çekildi. Solunumunun durması korkusuyla hemen basınçlı oksijen desteğine bağladık. Yanıt alamazsak entübe edilmesi düşünülecekti. Ama o anlar kırmızı alana dahi varamadan ‘solunum durması olabilir’ korkusuyla geçti. Belinden sıvı alma işlemi (lomber ponksiyon) yaptık. LP yapılırken dahi kol ve bacaklarına biz pozisyon verebildik, kendisi asla oynatamıyordu. Acile varmamız ve kırmızı alanda o hale gelmemiz arasında totalde 30 dakika geçmişti sadece. Sonuçlar bakteriyel menenjit ile uyumluydu. Omurilik zarlarındaki enfeksiyon sinirlere baskı yapıyordu. Tüberküloz mikrobunun neden olduğu menenjit de şüpheliydi o sırada. Ancak tüberküloz aşılarının çocuklukta yapıldığını biliyorduk ve daha önce böyle bir öyküsü de yoktu. Sıvı alındıktan sonra babamın bacaklarındaki güç kısmen geri geldi.

O şekilde stabil olmayan bir halde pozitif basınçlı oksijen desteği ile takip edilerek 3. basamak izole yoğun bakıma alındı. Menenjit panelinde olası etkenlerin hepsi negatif geldi. Tüberküloz, Brusella gibi ekstra bakılan mikropların kültürlerinde de üreme olmadı. Öncesinde antibiyotik almasından dolayı yalancı negatiflik oluşmuştu muhtemelen. Yoğun bakımda 12 gün boyunca çok güçlü üçlü antibiyotik tedavisi uygulandı. Bağırsakları ancak 7. günde çalışmaya başladı, 9. günde ise ilk kez ayağa kalkabildi. 12 gün yoğun bakımda takip edildi. Servise alındığında sondayı çıkardığımızda idrar yapamadığını fark ettik. 11 gün de serviste kalarak 23 günlük hastane sürecinin ardından, sinir hasarı nedeniyle mesanesi çalışmadığı için idrar sondasıyla taburcu olabildi.
Neyse ki, taburculuktan 1,5 ay sonra fizik tedavi ve egzersizlerle idrar fonksiyonları ve yürümesi tamamen normale döndü. O süreçte sondadan dolayı CRP’sinin 280 olması ve düşmeyen ateş nedeniyle komplike idrar yolu enfeksiyonu ile tekrar 10 günlük hastane yatışı da oldu. Fizik tedavi programıyla gündelik hareketlerinde hızlı bir gelişim gösterdi. Şimdi yine eski gündelik işlerinin hepsini yapabilir hale geldi.
55 yaşında hiçbir hastalığı olmayan ve sağlıklı diyebileceğimiz bir insan nasıl bu hale geldi asla anlayamadık. Ama çok küçük ihtimal denilen oranlarda olan bu hastalıklar sizin başınıza gelince hayatın tek gerçekliği oluyor maalesef. Sürecin zorluklarını anlatmak, yoğun bakım zamanı gelişen problemlerle mücadele etmek sözel olarak ifade edilerek anlatılabilecek şeyler değil. Ben bir hekim olarak yoğun bakıma girene kadar geçen sürecin 2 gününde bizzat kendim de babamın yanında bulunmama rağmen tablonun tipik olmayan bir şekilde ilerlemesinden dolayı menenjit ihtimali ancak 4. günün sonuna doğru aklıma geldi. Kliniğin oturması da zaman aldı. ‘Hastalık yok, hasta vardır’ durumunu hem hasta yakını hem de hekim olarak bizzat yaşamış oldum.
Bu sıra dışı hikayesini bizimle paylaşan ve birçok kişinin bilinçlenmesine yardımcı olan sayın Leyla Hanım'a teşekkürlerimizi sunar, babasına sağlıklı ömürler geçirmesini dileriz.












Yorumlar